Uşşâkîzâde Abdurrahim Efendi

Uşşâkîzâde Abdurrahim Efendi

Pîr Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî’nin, üç oğlu ve bir kızı olup, oğulları ulemadan Mustafa Efendi, Abdulaziz Efendi ve Abdurrahim Efendidir. Kızı Ferah Sultan’dır. Kendisinden sonra gelen aile efradı Uşşâkîzâde adını, aile adı olarak muhafaza etmiştir.

Hüsâmeddin-i Uşşâkî’nin oğulları Mustafa, Abdülaziz ve Abdürrahim efendiler ilmiye sınıfına dâhil olarak çeşitli medreselerde müderrislik ve bazı yerlerde kadılık görevinde bulunmuşlardır.

 

Pîr Hüsâmeddin-i Uşşâkî’nin Helvacı bacının vefatından sonra evlendiği cariyesinden olan çocuğudur. Babasının vefatından kısa bir süre sonra doğmuştur. Doğum tarihi 1593 olmalıdır. Hüsâmeddin-i Uşşâkî Hacca gitmeden önce, büyük oğlu Mustafa Efendi’ye bir kardeşlerinin olacağını, onu iyi yetiştirmelerini ve ismini Abdürrahim koymalarını vasiyet etmiştir. Abdürrahim efendi’nin eğitimiyle büyük abisi Mustafa Efendi ilgilenmiştir. Mustafa efendi’nin terbiyesi altında Abdürrahim efendinin de yeteneği ve yatkınlığı ile iyi bir tahsil alarak medreseyi bitirdi. Stajını Şeyhülislâm Mehmed Saʻdeddin Efendi’nin yanında yaptı . 1040 (1630-31) yılında Ümmü Veled Medresesi’ne atandı. Beşiktaş Sinan Paşa, Koca Mustafa Paşa Medresesi ve Kızıl Musluk Medresesi’nde çalıştı. Diyarbakır, Haleb, Galata, Kudüs, Üsküdar ve Edirne kadılıklarında bulundu. Halep kazasından emekli oldu.

 

 

Uşşâkîzâde Abdürrahim Efendi, Muammer Hatun ile nikahlandı. Abdülbâkî Efendi, Abdülkadir Efendi ve Ayşe Hatun adında üç çocukları oldu.

 

Uşşâkîzâde Abdürrahim Efendi , Doğruluktan, dürüstlükten ayrılmazdı; dînin yasakladığı şeylerden kaçınırdı; Bir yeri bayındır duruma getirmeye çalışırdı; dini işlerde yeterli derecedeydi; Dînin emrettiği hususlara uygun davranan, iyi amel sâhibi, günah işlemekten kaçınan kimse idi; Allah’ın emirlerine titizlikle uyan, ibâdete düşkün, takvâ sâhibi kimse idi, Övgüye lâyık huy ve davranışları kendinde toplamış idi ; Hayra eriştirmede gayretli idi; Hakları gözetip korurdu; nefsine üstün gelirdi; İstekleri Ahirete ait idi ; Yazın ve Kışın yatsıdan sonra evradlarını okur sonra dinlenirdi ; Gecenin son üçte birinde kalkar teheccüd namazı kılar sabah namazına kadar evrad ile meşgul olurdu.

 

1087 (1676-77) yılında (Sicil-i Osmaniye göre 1078 (1667-68)) ebedilik evine göçüp Edirnekapısı dışında Edirne yoluna bakan kısımda defnedildi.

 

 

************************

 

Kaynaklar:

Uşşaki kitabı Sıddık Naci Eren efendi; http://hakkindabilgial.com/ussakizade-mustafa-efendi/, Hadikatül cevami s.418, http://www.ussakiorder.com/ , MEB İslam Ansiklopedisi Uşşâkîzade Maddesi c.13syf.77-80, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde tasavvuf Dr. M.Askeri Küçükkaya,

Sicil-i Osmani C.4 s.1179 ve c.1 s.137, http://www.tdvia.org/dia/ayrmetin.php?idno=310552 , Halveti Uşşakiler  Prof.Dr. Mahmud Erol Kılıç ; YKY Osmanlı Ansiklopedisi C.1.573, Şule Yayınları Sahabeden Günümüze Allah Dostları Hüsameddin Uşşaki  Prof.dr. Mehmed Akkuş cilt 8 s.134;www.ussaki.com ; Uşşâkîzâde Hasîb, Zeyl-i Şakā’ik, syf.97,98,169 ; Majer, age, s. 125-126-27; Mehmed Akkuş, “Hüsâmeddîn Uşşâkî”, DİA, İstanbul 1998, C. 18, s. 505;

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.